29 Ağustos 2016 Pazartesi

Bir Tutam Aşk Kitap Yorumu

Gönderen Sibel Deliorman zaman: 09:00:00


Arka Kapak

''Sen olduktan sonra bir daha asla yolumu kaybetmem Kerem. Sen benim ışığımsın, deniz fenerimsin.''

  Herkesin hayatında bir deniz fenerine ihtiyaç vardır... 
Karanlıklar içinde kaybolup yolunu kaybetmesin diye. Ailesinin dik başlı, haşarı kızı Zeynep... Deniz fenerine tutkun, avukatlığı bırakıp hayallerinin peşinden mutfağa giren, iri kahverengi gözlü, kendisi gibi asi olan kıvırcık saçlarıyla acemi bir şef adayı... Amerika'da büyümüş, yakışıklı, dövüş sevdalısı Kerem...
  Hareli yeşil gözleri, yanağında gamzesi, işkolik olmasıyla ünlenen usta bir şef... Bir telefon konuşmasıyla başka yerlere savrulan iki farklı hayatın aksi tesadüflerle ortak bir ''aşk''ın dile gelmiş hali... Kader onları başka ülkelerden, şehirlerden koparıp İstanbul'da, lüks bir restoranın mutfağında birleştiriyor. Bol baharatlı, soslu, tarçınlı, balkabaklı, acılı, ekşili bir romana hoş geldiniz.

  Şimdi dumanı üstünde tüten sıcak bir kahveyle tarçınlı kurabiyelerinizi alıp koltuğa kıvrılmanın zamanı. Hepinize keyifli okumalar.

Kitap Konusu

Merhaba arkadaşlar... :) Uzunca bir süre burada kitap yorumu paylaşamadım hatta pek fazla kitap okumaya da vakit bulamadım. Ağustos ayı bu bakımdan benim için biraz eksik bir ay oldu, ama bunun telafisi elbetteki edilecek. :) ,
  Bu ay fazla kitap okuyamamamın birkaç sebeplerinden biri de ''Bir Tutam Aşk'' kitabı oldu. Size bunun sebebini kitabın yorumuna geçtiğimde birazdan aşağıda anlatacağım ama önce konusunu paylaşmak istiyorum sizlerle...
  Zeynep ve Kerem adlarında iki ana karakterimiz var. Zeynep Eskişehir'de okuyup büyümüş. Üniversiteyi başka şehirde okumak yerine Eskişehir'de kalıp Anadolu Üniversitesinde Hukuk okumayı tercih etmiş. Belli bir yaşına kadar anne ve babasının sözünden çıkmamış. Hayatını anne ve babasının hayallerine göre şekillendirmiş. Ancak okulu bitirince anlar ki avukatlık ona göre değil, o da aşçılık okumaya karar veril. Aşçı olması için İstanbul'a gitmesi gerekir. Zor zahmet ailesini ikna edip İstanbul'a arkadaşı Derya'nın yanına yerleşir. 
  Okuluna gidip gelirken bir gün yaptığı bir sakarlıktan sonra iş kapısı açılır ve çok lüks bir restoranda işe başlar. Ve orada hayatının aşkı olan Kerem ile yavaş yavaş birbirlerini sevmeye başlarlar. 
  Kerem ise Amerika'da aşçılık eğitimini tamamlamış, orada düzenini kurmuş bir genç... Ama bir gün abisi için İstanbul'daki restoranın başına geçmesi gerekir. İstanbul'a gelir ve iki aşığın yolları az önce de bahsettiğim gibi burada kesişir. Devamını da öğrenmeyi sizin okumanıza bırakıyorum... :)

  Kitap Yorumum

  Öncelikle kitap 638 sayfa olmasından dolayı çok kalındı. Bunun yanında gereksiz yere ayrıntı verilip kitap gereksiz yere uzatılmıştı. Ben gerçek anlamda kitabı alıp okuduğuma pişman oldum. Bütün ağustos ayı boyunca elimde sürüklenen bu kitabı okumak zorunda kaldım. Ayrıca kitap çok ağır tarçın kokuyordu. Tarçın kokusunu sevmeyenlerin buna dayanacaklarını hiç zannetmiyorum. Ben tarçın kokusunu sevdiğim halde bu kitabı okurken bana bile çok ağır geldi.
  Olaylar Kerem ve Zenep'in ağzından anlatılmıştı. Zaten kitabın yazıları inanılmaz derecede küçük ve çok rahatsız ediciydi, birde Kerem'in ağzından anlatılanlar daha da fazla küçük yazılı ve yorucuydu. Çok defa bırakmayı düşündüm ama kitap ve filmleri sonuna kadar bitirme takıntım olduğundan dolayı büyük bir sabırla okumaya devam ettim. 
  Zeynep ve Kerem o kadar çok ergen gibi davranıyorlardı ki bana lise aşıklarını anımsatıyorlardı. Aralarındaki ilişki çok klişeydi. Birde iki ortak arkadaşları olan Derya ve Alp çifti vardı. Hani iki sevgilinin yakın arkadaşlarını da birbirleriyle sevgili yapma çabaları gibi bir çabadaydılar. 
  Seri bir kitapmış. İkinci kitabını okuyacağımı zannetmiyorum asla. 
Bir düşünüyorum da kitap hakkında anlatılacak bir şey bile yok ya. Kitabın tek amacı Zeynep ve Kerem'in sevgili olmasını sağlamaktı. Birde Kerem'in sürekli serseri gençler gibi Zeynep'e güzelim güzelim demesini hiç sevemedim. Zeynep''in ise aşık olduğunu belli etmemek için gereksiz yere girdiği tavırları hiç sevemedim. İkisi de hiç doğal karakter değillerdi. Kitap kendisini çok tekrarlıyordu. Bir olayı Zeynep'in gözünden okuduğumuzda aynı şekilde hiç bir fark olamadan aynı şeyleri Kerem'den de okuyorduk. Hep aynı cümleler, hep aynı olaylar kendisini tekrarlayıp gitti sonuna kadar. 
  Kerem ve Zeynep'in aşklarının tek engelli Zenep'in ailesiydi. Bence bu kadar basit bir konusu olmamalıydı. Ailesi önce Zeynep'in başka şehire gitmesini istemiyorlardı, sevgilisi olduğunu öğrendiklerinde de Kerem'i tanımadan etmeden sebepsiz yere istemediler. Sonuçta küçük bir kızdan bahsetmiyoruz, okulunu bitirip kendi kararlarını verebilecek ve zamanı geldiğinde de bunun çok normal bir şey olduğu gibi evlenip gidecek. Ama ailesi bir türlü bu düşünceyi kabullenemiyordu. Bu bakımdan da çok saçma bir düşünce ve anlamsız bir şeyler vardı. Sırf kitabın konusu aşk olduğundan dolayı kolay bir aşk olmaması için yazar heralde böyle saçma bir engel koydu.
 Benim kitap hakkında düşüncelerim bu yönde. Aranızda sevenleriniz de vardır eminim ki ama ben hiç sevemedim... Pişmanlık sebebimdi yani bu kitap bu ay için. 
  Şimdiden sizlere keyifli okumalar diliyorum. Hoşçakalıııın... :))

Kitaptan Alıntılar

  ''Ben de yıllarca müzik kutularındaki melodi gibi sadece tek bir şeyi tekrarlayıp durdum.''

  ''Deniz fenerleri benim için çok özel. Karanlıkta etrafa saçtıkları ışıkla kaptanlara nasıl yol gösteriyorlarsa; benim için de deniz fenerleri bir yol gösterici, yolumu kaybetmememi engelleyen bir kurtarıcı.''

  ''Erkekler her zaman sevdikleri kadını yarı yolda bırakacak kadar güvenilmez oluyorlar. Ya da bana hep böyleleri denk geliyor.''

  ''Aşk, insan yaşamının en güzel duygusu. Hiç kimsenin tam olarak tanımlayamadığı, hayatı boyunca en çok aradığı, en çok yaşamak istediği şey. Şu ana kadar yaşadığım kalp kırıklıklarım, üzüntülerim, yiten hayallerim beni bugüne hazırlamak içinmiş. Artık geçmişim için üzülmüyorum. Yaşamda her şeyin nedeni varmış. Tüm yaşananlar için minnettarım.

0 yorum:

Yorum Gönder

 

Frambuaz Tadında Template by Ipietoon Blogger Template | Gadget Review