24 Haziran 2016 Cuma

Kleopatra Kitap Biyografisi

Gönderen Sibel Deliorman zaman: 07:13:00
Kitap adı: Kleopatra
Yazar: Stacy Schıff
Yayın: Martı Yayınları
Sayfa: 412
Puanım: 5/5









  Bugüne dek yaşamış kadınlar arasında VII. Kleopatra, yirmi iki yıl boyunca Mısır'a hükmetti. Bir defasında krallığını kaybetti, sonra tekrar kazandı, neredeyse tekrar kaybetmenin eşiğine geldi, sonra krallığını imparatorluğa genişletti ve sonunda hepsini kaybetti. Çocukluğunda bir tanrıça, on sekiz yaşında bir kraliçe, kısa süre sonrasında ünlü biri olarak, spekülasyon ve yüceltmelerin, dedikodu ve efsanelerin vazgeçilmez konusuydu; hatta yaşadığı dönemde bile. Gücünün zirvesindeyken, neredeyse bütün Akdeniz sahilini, herhangi bir Mısır hükümdarının son krallığını yönetiyordu. Bir an için Batı dünyasının kaderini de ellerinde tuttu. Evli bir adamdan bir çocuğu, bir diğerinden üç çocuğu daha oldu.
  Becerikli, ne yaptığını bilen bir hükümdard; filo oluşturmayı, isyanları bastırmayı, bir para birimini yönetmeyi ve bir kıtlığı önlemeyi biliyordu. Önde gelen Romalı bir general, onun askeri meselelerle ilgili dehasına hayran kalmıştı. Kadın hükümdarların ender olmadığı bir dönemde bile sivrilmiş, antik bir dünyayı yöneten tek kadın hükümdar olarak Batı dünyasının meselelerinde bile bir rol oynamıştı.
  Felaketler hiç şüphesiz bir ünü güçlendirir ve Kleopatra'nın sonu da ani ve çarpıcıydı. O zamandan beri de kendini hayal gücümüzün derinliklerine yerleştirdi. Shakespeare, Kleopatra'ya sonsuz özellikler atfetmişti ama o bile bu kadarını tahmin edemezdi.


  Herkese merhaba :))Bu sefer de farklı bir türle buradayım... Artık blogda biyografi tarzı kitaplara da yer vermek istedim, hem de tarihten yada günümüzden önemli insanları da tanımamıza yardımcı olur diye düşündüm. 
  Kleopatra bu biyografi tarzındaki kitapta çok güzel akıcı bir dille anlatılmış. Kitapta o dönemin tarihi olaylarına yer verilmesi, her şeyi bir sebep ve sonuca bağlanarak işlenmesi benim çok hoşuma gitti. Bir tarih kitabı olmasına rağmen anlatılanlar hikayeleştirildiğinden dolayı sıkmıyordu.
O dönemin gelenek ve görenekleri çok güzel yansıtılmıştı. Tarihe meraklıysanız yada Kleopatra'ya veya Roma ve Mısır kültürlerine ilginiz varsa kesinlikle tavsiye ederim.
Hem imparatorluk içinde ihanetlere, taht kavgalarına yer verilirken halkada yer verilmişti. Dönemin koşulları üzerinde durulmuştu. 
  Mesela; Kleopatra, erkek kardeşiyle evlendiriliyordu... Günümüz koşullarına bakarsak bu imkansız bir şey değil mi? Ama şöyle de bir şey var, eğer tarih okuyorsak kesinlikle şimdiki zaman arasında karşılaştırma yapmadan, objektif bir şekilde olaylara bakmalıyız. Kardeşiyle evlendirilme sebebi; imparatorluğa kendi hane dışından birilerini karıştırmamak içindi. Ama kendi hane içinden bile olsa entrikalar kesinlikle bitmiyordu...
Okurken Kleopatra'nın ne kadar güçlü olduğunu bir kez daha anlamış oldum. Ölümü bile kesinlikle çok asaletli bir şekilde, ona yakışır biçimde olmuştu. 
Kardeşi onu saraydan sürgüne gönderdiğinde, Roma imparatoru Sezar'a sığınmıştı. İşin içine aşk ve mantık girince bile ne kadar iki arada kalıyoruz dimi? Fakat o dönemde işin içine aşk ve imparatorluk girince daha da zor bir durum arasında kalınıyor. Yapılan yanlışlar, hatalar elbetteki vardır fakat dönemin koşul ve şartlarına da bakılırsa daha rahat her şeyi kafamızda oturtabiliriz.
  Uzun bir sene beraber yaşamışlardı. İki ülkeyi de birlikte yönetebilmişlerdi ve Sezar'dan bir oğlu dünyaya gelmişti. Sezar'ın ölümü de bir çok entrikalarla doluydu. Sezar ölünce, Roma imparatorluğu ikiye ayrılır, Sezar'ın yeğeni ve Antonius arasında rekabet başlar. Mısır'ı ziyaretinde Kleopatra'nın ilgisiyle çok etkilenir ve zamanla ona aşık olur ama bu aşktan da çok öteye gider zamanla Kleopatra'nın kölesi haline gelir ve güçsüzleşir düşmanlarına karşı, hatta halk tarafından da gözden düşer ve sevilmez. Tüm bunların sonucu olarak çareyi intihardan yana kullanır.Kleopatra'nın bu adamdan da 3 çocuğu olmuştur. 
  Yaşadığı felaketler her zaman Kleopatra'yı daha da güçlendirmişti. Kadın hükümdarların ender olmadığı bir dönemde bile o sivrilmeyi başarabilmişti.
  Dönemin evlilik sözleşmeleri bile ilgi çekiciydi... Mesela; gelin, kocasının içeceklerine aşk iksirleri katmamaya yemin edermiş. Ne kadar garip bir şey değil mi?
Kitap okunmaya değer kesinlikle... Daha birçok güzel ayrıntılarla dolu aynı zamanda da. İnşallah faydalı bir yorum olmuştur...
Bugünlük benden bu kadar, kendinize çok iyi bakın Hoşçakalın... :))) 

''İnsanın en değerli özelliği, neye inanmaması gerektiği konusundaki sağduyusudur.''

''Kadın hükümdar olmasıyla, hükümdarların kadınlar tarafından yönetilmesi arasında ne fark var? Sonuç aynıdır.''



   

0 yorum:

Yorum Gönder

 

Frambuaz Tadında Template by Ipietoon Blogger Template | Gadget Review