7 Temmuz 2016 Perşembe

Eleanor & Park Kitap Yorumu

Gönderen Sibel Deliorman zaman: 06:41:00
Kitap Adı: Eleanor & Park
Yazar: Rainbow Rowell
Yayın: Pegasus Yayınları 
Sayfa: 355
Paunım: 4/5







  Eleanor
_ Kızıl saçlar, tuhaf giysiler. Park başını çevirene kadar onun arkasında duran; o uyuyana kadar yanında uzanan; diğer herkesi daha soluk, daha sıradan ve yetersiz gösteren... Eleanor.

Park
_ Bir şarkıyı ona dinletmeden Eleanor'un seveceğini bilen; o sonunu anlatmadan esprilerine gülen; göğsünde, tam boğazının altında, Eleanor'u ona verdiği sözleri tutmaya itecek bir yere sahip olan... Park.

  İlk aşkın sonsuza dek sürmeyeceğini bilecek kadar zeki ama bunu deneyecek kadar cesur ve umutsuz, on altı yaşındaki iki talihsiz aşığın bir okul yılı boyunca sürek hikayesi.
  Eleanor, Park'la karşılaştığında siz de ilk aşkınızı ve nasıl da büyülendiğinizi hatırlayacaksınız...


  
  Herkese bayramın üçüncü gününden merhaba, hepinizin bayramını kutlarım ve iyi bayramlar dilerim... :)) Biraz gecikmelide olsa sonunda kitabın yorumunu girebiliyorum, umarım beğenirsiniz... Yine her zamanki gibi önce konusundan daha sonrasında da yorumumdan bahsedeyim. :)
  Eleanor ve Park adlarında iki ana karakterimiz var. Eleanor, kopuk bir ailede yaşıyor, Park tam tersi olarak durumu iyi ve birbirine bağlı bir ailede... 
Eleanor, yeni başlayacağı okulunun ilk gününde bindiği öğrenci servisinde yer bulamaz ve kendisini çok kötü hisseder. Park, Eleanor'un çaresiz durumunu fark edince ona yanını açar ve artık Eleanor onun yanında oturmaya başlar. Hiç konuşmadan geçen yolculuklar sonrasında Park, Eleanor'un kendisinin çizgi romanlarını okurken bulur ve artık beraber çizgi romanlar okurlar, yorum yaparlar sadece ikisinin anlayabileceği çok güzel bir çizgi roman dili olur aralarında... Park, Eleanor'un seveceğini düşündüğü müziklerden oluşan kaset hazırlar ve beraber dinlemeye başlarlar. Ama Eleanor'u gerek üvey babası gerekse sınıfındaki çocuklar rahat bırakmazlar. 
  Aile içinde bile rahat bulamaz, tek huzuru bulduğu yer Park'ın yanıdır... 
Şuan düşünüyorumda kitanın konusu bundan ibaret daha fazlasını sizin okumanıza bırakıyorum ve kendi yorumuma geçiyorum. :)




    Kitap 80'li yılları çok ama çok güzel anlatmıştı. Öncelikle bunu söylemeden geçemeyeceğim... Kitabın kendisine özgü bir konusu vardı ama biraz durumların üzerinde durulmuştu. Olay akışı olmuyordu. Sabah Eleanor'un okula gitmesiyle başlayıp akşam eve gelmesi olayların akışıydı sadece... Ama ikilinin arasındaki diyaloglar, yaşadıkları o yaştaki aşk mı desem, yoksa hoşlanmak mı desem bilmiyorum ama duygusal bağlılık çok güzeldi. Kitap bahsedildiği gibi ilk aşkı anlatıyordu. Karakterler muhteşem anlatılmıştı. İçindeki duruma hemen girebiliyorduk bu bakımdan çok güzeldi.
  Kitabın konusu biraz klişe olmasına rağmen bazı durumlar onu farklı kılmıştı. Mesela; Eleanor fakir bir aileden geliyordu, Park ise zengin... Bu çok alıştığımız bir durum olmasına rağmen farklı olan yönü, Eleanor'un çok güzel bir kız olmamasıydı hatta aksine kendine has bir tarzı vardı. Hantal, kabarık, kıvırcık ve kızıl saçlı, bileklerine her zaman değişik şeyler bağlayan, biraz erkeksi giyinen hatta etrafı hiç takmayan kendine özgü bir kızdı. Park ise etrafı önemseyen, kendisine dikkat eden bir erkekti. Ama Eleanor'u olduğu gibi sevmişti. Onunla vakit geçirmeyi, birbirlerini anlayıp yargılamadan kabul etmeyi sevmişti. Ve Eleanor'un hiç bir şeyini değiştirmeye çalışmamıştı. Kendilerini farklı göstermeden oldukları gibi oluyorlardı birbirlerinin karşısında... 
Rahatla okunulabilecek bir kitap kesinlikle... Kitap hem Park hemde Eleanor'un durumundan anlatılıyor fakat 3. kişi anlatımı var kitapta ve ben bunu da sevmiştim... Kitabı böyle severken 4 puan vermemin sebebi, hiç olay olmamasıydı, durağanlığıydı... Romanın biraz farklı yerlerde, farklı olaylarda da geçmesini isterdim... Yalnız üvey babasıyla ilgili çok şaşırdığım bir şey oldu orada o şekilde bizi şaşırtması çok hoşuma gitti, okuyanlar şimdi anlamıştır benim neyden bahsettiğimi, okumayanlarda okuduklarında fark edecekler. :)
Benden bu kadar arkadaşlar, eğer kitaplığınızda varsa ya da alıp okumayı düşünüyorsanız ertelemeyin ve okuyun kitabı eminim ki hoşunuza gidecek... Yalnız sonu biraz beni düşündürdü. Çok ortada biten bir sondu biraz hava da kalmıştı açıkçası. Ve ben kitabın gidişatına göre o basite kaçan sonu hiç yakıştıramadım. Ama duyduğuma göre kitabın devamını getireceğini düşündüğü için yazar o şekilde bırakmış... Bakalım devamı gelirse de alır okurum çünkü sonundan hiç tatmin olmadım, eğer gelmezse de ben sonunu hayalimde olmasını istediğim gibi yaşatırım... Hepinize yeniden iyi bayramlar dilerim. Görüşmek üzere... :)))



  ''Park onu geri getirmek için çaba harcamaktan vazgeçmişti.
O sadece canı istediğinde, rüyalarla, yalanlarla ve perişan edici bir önceden yaşanmışlık hissiyle geri geliyordu.''

  ''Eleanor'un elini tutmak bir kelebeği tutmaktan farksızdı. Ya da atan bir kalbi tutmaktan. Coşkuyla nefes alıp veren canlı bir varlığı tutmak gibiydi.''

0 yorum:

Yorum Gönder

 

Frambuaz Tadında Template by Ipietoon Blogger Template | Gadget Review